05.11.2026
CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay:
- "455 bin 758 tekil kişiyi, aileleriyle 4,5-5 milyonluk hane halkını ilgilendiren, organize ve planlı bir fon yolsuzluğu krizliyle karşı karşıyayız."
- "Bürokrat, siyasetçi ve özel sektörden yetkililer vatandaşın parasıyla fahiş gelir elde etmiş; Tera’nın bağımsız denetim raporlarında öz kaynak kayıpları ve KAP bildirimleri olduğu halde SPK gerekli işlemleri yapmamıştır."
- "İŞKUR’un Takasbank’ta 2,9 milyar lirası takılmış durumda; Türkiye Sigorta’nın 35 milyar lirayı aşkın parası ve 21 milyar liralık devlet iç borçlanma senedi zararı akıbetini bekliyor."
- "820 milyar liralık bu parayla her emekliye en az 60-65 bin TL ödenebilirdi; kime uzanıyorsa sonuna kadar gidilmeli, piyasaya ve denetleme kurullarına güven yeniden kazandırılmalıdır."
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Karabük Milletvekili Cevdet Akay, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonu’nda gerçekleştirilen Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 2027 Yılı Bütçesi görüşmelerinde söz aldı. Bütçenin hayırlı olmasını temenni ederek konuşmasına başlayan Akay; 455 bini aşkın vatandaşı ve aileleriyle birlikte yaklaşık 5 milyonluk hane halkını doğrudan etkileyen devasa boyuttaki fon yolsuzluğunu, Kamu kurumlarının ve sigorta şirketlerinin bu fonlarda takılan milyarlarca liralık kaynaklarını, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ile Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) gibi denetleyici organların zafiyetlerini ve yaşanan kamu zararını Komisyon gündemine taşıdı.
CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay’ın Komisyonda gerçekleştirdiği konuşma şöyle:
Sayın Başkanım, Değerli Komisyon üyeleri, Sayın Bakanım, çok kıymetli bürokratlar; ben de hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Bütçenin hayırlı olmasını temenni ediyorum.
Tabii, önümüzde bütçeyle ilgili vaktim kalırsa bazı konulara değineceğim ama çok önemli bir fon yolsuzluğu, fon kriziyle karşı karşıyayız. 455.758 tekil kişiyi ilgilendiren, aileleriyle beraber de 4,5-5 milyonluk hane halkını ilgilendiren bir yolsuzluktan bahsediyoruz. Organize, planlı bir şekilde ve örgütsel olarak yapıldığıyla ilgili de herkesin kabul ettiği bir pozisyon. Bürokrat, siyaset, özel sektörden yetkili kişiler, firmalar, ortaklar, sahipler hep beraber vatandaşın parasıyla ilgili fahiş gelir elde etmişler, mağdur durumda olan kitleler de paralarını bir an önce almak istiyorlar.
"SPK GÖRDÜĞÜ HÂLDE GEREKLİ İŞLEMLERİ YAPMAMIŞTIR"
Esasında, Sayın Bakan, sizin dediğiniz gibi, 2025 yılının son çeyreğinde siz "Manipülasyon var." dediniz, ilgili kurulları göreve davet ettiniz, talimat verdiniz, SPK'de çalışma kurulu kuruldu, bir rapor düzenlemesi gerekiyordu. O raporun düzenlenip kimlere iletildiğini bilmiyorum ama kamuoyuna açıklanmadı. Faaliyet raporlarında da öyle bir izahatlı konu da olmadığı için o raporda ne özel bilgiler var; biz de bilmiyoruz. Sizin ifade ettiğiniz tarihten çok daha önce esasında sinyaller verilmiş. Ben Tera'nın bağımsız denetim raporlarını inceledim, 2021 yılından 2026 Mart sonuna kadar orada kümülatif zararlar, işletmeden firma ortaklarının, sahiplerinin çektiği paralar var, öz kaynak kayıpları var ve nakit değerlerinde ani düşüşler, örneğin, 2,85 milyardan 4,3 milyon TL'ye, finansal varlıklarda da aynı şey ve bu KAP'a da bildirilmiş, bunu SPK de görmüş, bildiği hâlde gerekli işlemleri yapmamış. Niçin yapmamış; sizin talimatınızın yapılmasına engel olan güç nedir; bunu da bilmek istiyoruz açıkçası. Bilmediğimiz başka bir şey varsa da tabii ki bu zaman içerisinde kamuoyu da mutlaka öğrenecek.
"İŞKUR'UN 2,9 MİLYAR TL'LİK PARASI TAKILMIŞ DURUMDA"
Şimdi, ben şunu sormuştum yaklaşık elli gün önce: Kamu kurum ve kuruluşlarının, Türkiye Varlık Fonunun, Türkiye Sigortanın, İşsizlik Sigortası Fonu gibi kurumların bu fonlarda takılan paraları var mı? Uzunca bir süre cevap gelmedi, daha sonra salı günü burada Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının bütçe görüşmelerinde aynı soruyu Sayın Bakana da sorduk, ilk önce "1 kuruş takılan paramız yok." dedi fakat soruları sormaya Komisyon üyeleri olarak devam edince ilgili İŞKUR Genel Müdürü orada, salı günü itibarıyla 2,9 milyar TL'lik takılan parasının olduğunu söyledi, Takasbankta yani para piyasasında. Ekim ayı içerisinde 600 milyon alınmış ve ondan sonra 2,9 milyar kalmış, kasım sonu 1,9; şubat sonu da bakiyeyi alacaklarını umut ediyorlar. Yani şimdi alabilseler bile Takasbank neticede bunu alamayacak, bir kamu zararı orada duracak, karşı karşıya gelecek.
"TÜRKİYE SİGORTA VE ZİRAAT PORTFÖY'DEKİ PARALARIN AKIBETİ AÇIKLANMALIDIR"
Yine, Türkiye Sigortayla ilgili olarak bir açıklama yaptık "Türkiye Sigortanın bu fonlarda kalan parası var mı, değerlendirdiği parası var mı?" diye. Orada da 2026 Haziran sonu yine mali tablolarını inceledik Sayın Bakanım, orada gördük ki yatırım fonlarında 35 milyar 23 milyonluk bir parası duruyor Türkiye Sigortanın. Bu paranın akıbetini sorduk, cevap yok. Yine, aynı zamanda, Ziraat Portföyde 16,7 milyar TL'lik bir bakiye de orada duruyor. Dokuzuncu ay, finansal tabloları da açıklanmadı. "Burada bir zarar oluştu mu, takılan para var mı?" diye sorduk, ilgililerden cevap yok. Öğreniyoruz ki 16 milyar TL'lik karşılık da ayrıldığı için... Karşılık niye ayrılır? Tahsil kabiliyeti olmayan yani tahsil edemeyeceği düşündüğü şüpheli alacaklar için ayrılır ve vergi matrahından da düşülür, karşılık ayrıldığı için gider yazılır. Bu vesileyle anlıyoruz ki Türkiye Sigortanın da çok ciddi paraları bu fonlarda takılmış, açıklanmaya mutlaka ihtiyaç var.
"TEMİNATSIZ DEVLET TAHVİLİ VERİLMİŞ, 21 MİLYAR TL ZARAR DURUYOR"
Yine, kamuoyuna yansıdığına göre, savcılıkta da belirtildiğine göre -ifadelerde de yer almış- 12,7 milyarlık devlet iç borçlanma senedi teminat alınmadan Tera'ya verilmiş, Tera da bunu teminat olarak başka bir birime kullanmış. Tahmin ediyorum ki kullandığı yer de bir kamu bankası, o kamu bankasından da teminat mektubu alıp yatırım bankası izni almış, öyle tahmin ediyorum; doğrusu neyse açıklarsanız onda da mutlu oluruz. Neticede de bu devlet iç borçlanma senetleri, devlet tahvili temerrüde düştüğü için geri alınıp iade edilememiş; bu da bir zarar olarak burada Türkiye Sigortada duruyor, 21 milyar TL'lik bir zararı olduğu ifade ediliyor. Bütün bunların araştırılıp açıklığa kavuşturulması gerekiyor.
"DENETLEME GÖREVİ YAPILMAMIŞ, İLİŞKİ AĞLARI AÇIKLIĞA KAVUŞTURULMALIDIR"
Peki, bu sigortayla ilgili açıklamayı, araştırmayı, denetlemeyi yapacak kurum kim? SEDDK yani Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu. Yapmış mı incelemelerini, denetlemelerini? Az önce açıkladığım durumlarla ilgili üç ayda bir raporlar bu kuruma iletiliyor. Bu kurumun Başkanı Davut Menteş, Davut Menteş'in bu makama gelmesinde vesile olan, referans olan önemli bir kişi daha var, o da Servet Bayındır; bu ilişkilerin de mutlaka açıklanması gerekiyor.
"TÜRK REASÜRANS AŞ'DE YÜZDE 88'LİK DEĞER KAYBI VAR"
Burada yine, Hazinenin tamamına sahip olduğu Türk Reasürans AŞ diye bir sigorta şirketi var, kamu sermayesini yöneten bir reasürans AŞ, bir şirket. Burada da 2024 sonunda 2 milyar 39 milyon olan hisse senedinin değeri 2025 sonunda 240 milyona düşmüş; bakın, bir yılda yaklaşık yüzde 88'lik bir değer kaybı var. Bu konunun da denetlenmesi gerekiyor, bunu da denetleyecek olan kim? SEDDK. Denetlemiş mi? Denetlememiş. Denetlediyse de bir rapor hâline getirmiş mi? Gerekli işlemler yapılmış mı? Maalesef yapılmamış. Türkiye Sigortada olan aynı benzer durum Türk Reasürans AŞ'de var mı? Yani buradaki Türk Reasürans AŞ'nin bu fonlarda parası var mı? Yani tamamı Hazine ve Maliye Bakanlığına ait bir şirket olduğuna göre bu konuyla ilgili sizden Sayın Bakanım, cevap bekliyoruz.
"İCAZET VERİP VAKIF ÜZERİNDEN DÜZENLİ ÖDEMELER ALINMIŞ"
Buradaki Davut Menteş ve Servet Bayındır ilişkilerinde açıklığa kavuşturulması gereken konular var. Bu Servet Bayındır Cumhurbaşkanlığı Politika Kurulu üyesi, Vakıf Katılım Bankasının Yönetim Kurulu üyesi, aynı zamanda Türkiye Katılım ve Türkiye Katılım Hayat AŞ'lerin Yönetim Kurulu Başkanı, bir görevi de İslam İktisadı Araştırmaları Vakfında Komite Başkanı. Bu kişi fonlarla ilgili hem bu sigorta şirketlerine hem de fonlara icazet vermiş, sertifikalar düzenlenmiş. Ben burada göstereceğim. Bakın, Sayın Bakan kendi imzasının olduğu çok çeşitli fonlar burada: Tera, Atlas, Hedef Portföy... Yine, burada TARSİM, Doğal Afet, Türkiye Katılım, Türk Katılım Hayat, Vakıf Katılım gibi sigorta şirketlerinin de buradaki de sertifikaları... Yani, buraya icazet verip Yönetim Kurulu Başkanı olduğu sigorta şirketlerinin paralarını nerelere yatırmışlar? Tera, Atlas, Hedef veya burada, fon soruşturmasında adı geçen buradaki portföy şirketlerinin fonlarına mı yatırmışlar? Bunların açıklanması gerekiyor.
Olay sadece bununla da bitmiyor; bu 12 sigorta şirketinden İslam İktisadı Araştırmaları Vakfına danışmanlık hizmetiyle ilgili aylık 200 bin lira, 300 bin lira düzenli ödemeler alınıyor hem de bu sigorta şirketlerinin SEDDK tarafından talimatla bu vakıfla çalışması dikte ediliyor. 7 firma önerilmiş ama neyse içerisinden hep bu firmayla çalıştırılmış, bu vakıfla çalışılmış.
"DENETİM GÖREVİNİ YAPMAYANLAR GÖREVDEN ALINMALIDIR"
Denetleme görevini yapmayan ve bir sürü kamu kaynağının çok önemli yerlerde, fon yolsuzluğuyla ilgili soruşturmada ismi geçen portföy şirketlerinde, fonlarda takılmasına sebep teşkil eden bu olayın mutlaka araştırılması, doğru olan neyse açığa çıkartılması ve varsa bir suçlarının da cezalarının çektirilmesi gerekiyor ve görevlerin başından da bir an önce alınması gerekiyor.
Denetleme görevini yapmayan bir kurum... Bütün kurumlar denetleme görevini yapmadığı için zaten bu durumdayız. SPK da yapmamış, BDDK da gerekli şekliyle yapmamış; MKK, Takasbank, Borsa İstanbul. Zamanında müdahale edilseydi bu kadar vatandaş bu kadar mağdur durumda olmayacaktı.
"820 MİLYAR LİRA İLE HER EMEKLİYE 65 BİN TL ÖDENEBİLİRDİ"
Bakın, 820 milyar lira bir para... Bu parayla her bir emekliye en az 60-65 bin TL para ödenebilirdi, bu ödenmedi. Bu kamu zararı olarak karşımızda duruyor. Bir taraftan da ilgili kurumlar bunu önlemek için son derece gayret sarf ediyor.
Son olarak şunu söyleyeyim Sayın Başkanım: Kime uzanıyorsa bu işle ilgili olarak bürokrat, siyasetçi sonuna kadar gidilmesi gerekiyor. Her şeyin açığa çıkartılması gerekiyor. Bu insanlar artık denetleme kurullarına güvenmiyor, yeniden atamalarla bu eski güvenin kazandırılması, piyasaya da güvenin kazandırılması ve bu olayın bir an önce temizlenmesi gerekmektedir.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
09.10.2026
09.10.2026
09.10.2026
09.10.2026
09.10.2026
09.10.2026
09.10.2026