CHP Lideri Özgür Özel: “Sandıktan Kaçmak, Milletten Kaçmaktır; Demokrasilerde Milletten Kaçmanın Bedeli Çok Ağır Olur”

14.04.2026

CUMHURİYET HALK PARTİSİ GENEL BAŞKANI ÖZGÜR ÖZEL:

“ANAYASA GEREĞİ ARA SEÇİM YAPILMALI; BU KONUDA HEMFİKİRİZ”

“ARA SEÇİMLE İLGİLİ EN ÖNEMLİ GÖREV MECLİS BAŞKANI’NA AİT”

“SANDIKTAN KAÇMAK, MİLLETTEN KAÇMAKTIR; DEMOKRASİLERDE MİLLETTEN KAÇMANIN BEDELİ ÇOK AĞIR OLUR”

MAHMUT ARIKAN: “PALYATİF ÇÖZÜMLERDEN ZİYADE KÖKTEN ÇÖZÜMLERE İHTİYAÇ VAR… ERKEN SEÇİM KAÇINILMAZ BİR SÜREÇ”

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan’ı Saadet Partisi genel merkezinde ziyaret etti. Görüşmenin ardından açıklama yapan Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özel, “Değerli arkadaşlar herkese günaydınlar. Sayın Arıkan’la beraber dün yapmayı planladığımız ancak Hüsamettin Cindoruk’un Hakk’ın rahmetine kavuşmasıyla bugüne ertelediğimiz görüşmemizi sabahın erken saatlerinde gerçekleştirdik. Her zamanki gibi nazik ev sahiplikleri için hem kendisine hem değerli heyetine ve Saadet Partisi’nin değerli emekçilerine çok teşekkür ediyoruz” dedi. Özel şöyle devam etti:


“ÖNÜMÜZDEKİ GÜNLERDE MECLİS ZEMİNİNE TAŞIRIZ”

“Malum, bir haftayı bulan bir sürede siyasi partileri ziyaret ediyoruz ve Sayın Genel Başkanlara önemle üzerinde durduğumuz hususlarla ilgili partimizin görüşlerini ifade ediyoruz. Biraz önce Sayın Arıkan’ın da özetlediği gibi hem İran’da yaşanan gelişmeler ve bunun Türkiye ekonomisi üzerine yarattığı etkiler, bu konuda Ekonomi Eşgüdüm Konseyimizin hem Merkez Yönetim Kurulumuzda hem Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisimizde görevli 11 ekonomist arkadaşımızın yapmış olduğu bir çalışma var. Hızlı olarak alınması gereken ve toplumdaki başta gelir seviyesi çok düşük kalan emekliler, emekçiler, küçük esnaf, çiftçiler için alınması gereken tedbirler, KOBİ’ler ve sanayiciler için alınması gereken tedbirler, orta ve uzun vadede geliştirilmesi gereken yeni önlemlerle ilgili bir raporumuz vardı. Bunu sayın Arıkan’a arz ettik. Zaten daha önceki yıllarda da Meclis’teki ortak çalışmalarımızda da üzerinde hemfikir olduğumuz Siyasi Ahlak Yasası’nın, Siyasi Etik Yasası’nın bir an önce çıkarılmasına yönelik konuda birlikte çalışma kararlılığı içinde olduk. Bu konuda zaten görüştüğümüz tüm siyasi partiler, zaten kendi programları gereğince ve Türkiye’nin ihtiyaçları gereğince bu konuda herkesin kendi çalışmaları var. Bu çalışmaları ortaklaştırmak, en geniş kapsamda birleşmek, bürokratları da içine alacak, yerel yöneticileri de içine alacak, siyasi parti yöneticilerini, milletvekillerini, bakanları, Cumhurbaşkanını içine alacak bir Siyasi Etik Yasası’nın ve siyasetin finansmanının şeffaflaşması ile ilgili birlikte çalışma kararı aldık. Bu konudaki kararlılığımızı bir kez daha teyit ettik. Önümüzdeki günlerde heyetler halinde birlikte partiler birbirlerini ziyaret ederek bu konuyu olgunlaştırıp Meclis zeminine taşırız.”

“ARA SEÇİM İÇİN HER ŞEYİ YAPMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

“Zaten bir anayasal zorunluluk olan ara seçim konusunda, ara seçimin 30 ay geçtikten sonra boşalmış olan seçim bölgeleri için yapılmasının bir anayasal zorunluluk olduğu ve görevin Meclis’te olduğu, ‘Ara seçim gündemimizde vardır, yoktur’ gibi yaklaşımların Meclis dışındaki hükümetin, yürütmenin konusu olmadığı, bunun Meclis’e bir saygısızlık olduğunu zaten ifade etmiştik. Bugün de anayasanın amir hükmü gereğince bir ara seçim yapılmasının zorunluluğu konusunda hemfikiriz. Tabii burada esas hemfikir olduğumuz; ara seçim gündeminin bir anayasal zorunluluk olduğu. Ancak temel meselenin Türkiye’nin bir an önce bir erken seçime gitmesi ve artık Türkiye’yi yönetemeyen ve Türkiye’yi her geçen gün biraz daha yoksul, gençlerini biraz daha umutsuz kılan ve Türkiye’de yaşayan kimsenin memnun olmadığı bu yönetimi bir an önce değişmesi için bir erken seçim olması gerektiği ortada. Erken seçim talebi elbette ara seçim talebini ortadan kaldırır. Ancak iktidarın erken seçim yapmak için bir zorunluluğu, daha doğrusu bir anayasal zorunluluğu olmadığı için, onlar bir erken seçim kararı alana kadar anayasal zorunluluk olan ara seçim için her şeyi yapmaya devam edeceğiz.”

“MİLLET SANDIKTAN KAÇMANIN BEDELİNİ ÖDETİR”

“Son söz olarak da şunu söylemek istiyoruz. 2023 yılında Adalet ve Kalkınma Partisi bugün ara seçimin zaruri olduğu seçim bölgelerinin tamamında birçoğunda açık farkla ve tamamında birinci partiydi. Bugün buralarda seçime gitmekten çekinen, yani milletin gönlünden düşmüş olduğunu, gözünden düşmüş olduğunu ve elindeki anketlerde de artık bu güçlü olduğu seçim bölgelerinde dahi seçime girecek cesaretinin olmadığını milletimiz görüyor. Şu kadarını söyleyelim. Sandıktan kaçmak, milletten kaçmaktır. Demokrasilerde milletten kaçmanın bedeli çok ağır olur. Millet çağırdığı bir sandığı, anayasada yazdığı halde kendisinden kaçıranla ilk bulduğu sandıkta en şiddetli şekilde hesaplaşır. Bunun bedelini de en ağır şekilde ödetir. Bu yüzden bir yüzden bir an önce bu ara seçimin yapılıp milletin sesi duyulması gerekir diye düşünüyoruz. Sayın Genel Başkana nazik ev sahipliği için bir kez daha teşekkür ediyorum.”

“KURALLARA UYMAKSIZIN DEVLETİN TÜM İMKANLARINI KULANIYORDU”

Açıklamanın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Genel Başkan Özel, 2023 yılındaki Karabük mitingi ile ilgili olarak Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş hakkında soruşturma izni verilmesine ilişkin olarak şöyle konuştu:

“Biz içerideyken olmuş bir gelişme, biraz önce de basından sorumlu arkadaşımız konuyla ilgili bilgi verdi. 2023 seçimlerinin temel tartışması şuydu, ben onu hatırlıyorum; Sayın Erdoğan Cumhurbaşkanı adayı olarak her yere devletin kendisine Cumhurbaşkanı olarak tahsis ettiği araçla gidiyordu. Seçim yasaklarının daha önceki parlamenter sistemde uygulandığı, efendim işte seçimlere belli bir süre kala resmi açılış töreni yapmama, gittiğinde kendisine valilerin eşlik etmemesi gibi demokrasinin gereği olan hiçbir kurala uymaksızın devletin bütün imkanlarını kullanıyor, devletin bütün protokollerini kullanıyor, açılışları yapıyor ve ‘Ben Cumhurbaşkanıyım’ diyordu. Aslında o anda Cumhurbaşkanı adayı olarak mitinglere gidiyordu ama bunları yapıyordu. Bu konudaki tüm uyarılara rağmen hassasiyet göstermemiş olanların Karabük mitingine giderken Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin bir aracının kullanılıp kullanılmadığı konusundaki hassasiyetleri gerçekten takdire şayan. Ama konunun diğer detaylarını öğrendiğimde, içeriye yönelik nedir, ne değildir konusunda bir değerlendirme daha yaparım.”

“13 SİYASİ PARTİ ZİYARETİ GERÇEKLEŞTİRDİK”

Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özel, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un ara seçim ve Can Atalay’ın milletvekilliği konusunda inisiyatif almaması ile süreç konusundaki toplantıdan vazgeçmesini nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine şunları söyledi:

“Değerli arkadaşlar geçtiğimiz hafta pazartesi günü başladık, bugün sekizinci gün. Pazar günü dahil siyasi partileri ziyaret ettik ve 13 siyasi parti ziyareti gerçekleştirmiş gerçekleşmiş durumda. Meclis’te grubu bulunan, geçen dönem Meclis’te milletvekili bulunmuş ya da geçen dönem parlamentoda birlikte görev yapmış olduğumuz ve yeni parti kurmuş Genel Başkanlarımızla görüşmeleri tamamladık. Bu görüşmelerin tabii belli bir takvim için de tamamlanması gerekiyor. Bunun dışında da Meclis dışındaki bazı siyasi partilerle gündemi değerlendirmek üzere başka görüşmelerimiz de olacak. Genel Başkanlarıyla görüştüğümüz, örneğin bize daha önce ziyarette bulunup bizim ziyarette bulunmadığımız siyasi partiler var. Onları da önümüzdeki haftalarda gerçekleştireceğiz. Benim kendi takvimimde aslında bugün Sayın Numan Kurtulmuş’tan bir randevu talep etmek vardı. Kendisi de buna olumlu baktığını zaten ifade etmişti. Ancak hem dünkü cenazeden bugüne kalan görüşmeler, ayrıca Ankara İl Başkanımız Sayın Ümit Erkol’a İzmir’de yapılan tutuklama üzerine tüm il başkanlarımızı Ankara’ya davet etmiştik. Şu an buradalar, grup toplantımızdan sonra da olağanüstü il başkanları toplantımızı yapacağız. Yarın da Barselona’daki toplantı için akşam saatlerinde Türkiye’den ayrılacağız ve dünyadaki tüm siyasi akrabalarımızla Barselona’da bir araya geleceğimiz çok önemli bir toplantı var.”

“ONDAN DAHA ÇOK İLGİLENDİREN KİMSE YOK”

“O yüzden Sayın Numan Kurtulmuş’tan gelecek hafta içi için bir randevu talebimiz var. Bütün siyasi partilerle yapmış olduğumuz görüşmelerdeki özellikle ara seçim gündemi Sayın Numan Kurtulmuş’a çekinemeyeceği, çekinik davranamayacağı bir sorumluluk yüklüyor. Çünkü Sayın Numan Kurtulmuş Meclis’in Başkanı. Meclis’in Başkanı’nın da Meclis’in anayasaya topyekûn uyumasına ilişkin 78’inci madde ile ilgili bir görevi var. Yani Numan Bey ‘Bu beni ilgilendirmez’ diyorsa ondan daha çok ilgilendiren kimse yok. Çok net bir şekilde tüm siyasi partilerin ortak görevi 30 ay geçtikten sonra boş sandalyeleri doldurmak. Bunun için ya bir mutabakata ya da tüm partilerin kendi görüşlerini söyledikten sonra alınacak bir karara ihtiyaç var. Bu konuda Numan Bey ‘Ben yokum’ derse, Numan Bey kendisine verilmiş çok önemli bir görevi, çok kıymetli bir koltuğu boşu boşuna boşaltmış olur. Hiç doğru bir yaklaşım olmaz. Bu konuyu kendisine dokuz yıl Meclis’te grup başkanvekilliği yapmış, geçmiş içtüzük uygulamalarını, Meclis’te alınmış her kararı tüm detaylarına kadar inceleme konusunda da geçmiş pratiği olan bir Genel Başkan olarak kendisiyle yapıcı ve doğruyu birlikte bulacağımız bir görüşme yapmayı ümit ediyorum. Erkenden, bu görüşme olmadan kendisinin ‘Benim yetkim yok’ gibi çok kestirme ve Sayın Erdoğan’ın kendisine benim ara seçim talebinden sonra yaptığım ziyareti farklı yerlere çekebilecek bir anlam çıkabilecek cümleler kurmasını şu an için isabetli bulmuyorum. Önce ‘Randevu veririz, görüşürüz’ deyip de sonra ‘Benim ara seçimde bir rolüm yok’ gibi değerlendirmeler doğru değil. Bence ara seçimle ilgili en önemli rol ve görev Meclis Başkanı’na ait. Kendisine bunu içtüzüğe, anayasaya ilişkin olarak çok net değerlendirmeler ve hatırlatma yaptıktan sonra kendisinin bu konudaki fikrinin değişeceğini ümit ediyorum.”

“CAN ATALAY’DA BİRKAÇ AY ZAMANA İHTİYAÇ OLDUĞUNU SÖYLEDİ”

“Can Atalay meselesi ise hele hele… Yani Numan Bey’e bir kez daha şunu söyleyelim. Can Atalay’la ilgili seçim Hatay seçim sonuçları kesinleştikten sonra geçici Meclis Başkanı Sayın Devlet Bahçeli yemin etmek için kendisini kürsüye çağırıp da Silivri’nin kapılarının kapalı tutulduğunu, anayasaya uyulmadığını biz gördükten sonra seçilen Meclis Başkanı’nın derhal bu konuda inisiyatif alması gerekiyordu. Kendisi bize Meclis’te toplantılarda birkaç ay zamana ihtiyaç olduğunu, 1 Ekim’e kadar konunun çözüleceğini, bu konuda kendisinin inisiyatif alacağını hepimize söyledi. Türkiye İşçi Partisi’nin Genel Başkanı ile biz Numan Bey’le birlikte aynı toplantıdaydık ve ‘Bize süre verin, Ekim ayı gelmeden biz bu sorunu çözmüş olacağız’ dediler. Şimdi ‘O konu çok çetrefilli şöyle oldu böyle oldu, çözemedik’ diyorlar. Bunun üstüne Anayasa Mahkemesi Can Atalay’ın içeride tutulmasının anayasaya aykırı olduğuna dair karar verdi. Hatta Can Atalay’la ilgili Meclis’in almış olduğu tutumun da yok hükmünde olduğuna karar verdi. Numan Bey bu aşamada Can Atalay’ı kütüğe kaydedip göreve çağırmak yerine, pasif bir tutum içinde kaldı. Ama bunun üstüne Meclis’te bir komisyon kuruldu, kendisinin başkanlığında, 50 milletvekilinin varlığında. Ve o komisyonun raporunda Anayasa Mahkemesi kararlarına uyulması ile ilgili oybirliği ile karar verildi. Numan Bey halen daha yani kendi topladığı komisyon, oybirliği ile Can Atalay’ın göreve gelmesine karar verdiği halde, Can Atalay’ı milletvekili kütüğüne kaydetmiyor. Olacak şey değil. Altına kendisi imza atmış, herkes birlikte karar vermiş. Yapılacak iş Can Atalay’ı kütüğe kaydedip, göreve çağıracaksın. Bunun dışında bir şey yok. Ama nedense hangi planlama, yani Can Atalay gelecek de ne zaman geldiğine kim karar verecek? Numan Bey karar vermiyor da Meclis dışında bir yerlerde bir yerleri siyasetin akışına saati ayarı, dakika ayarı yapıyorsa, ya hakikaten birbirimizin yüzüne nasıl bakacağız biz yani? Olacak şey mi bu? Bir an önce Meclis Başkanı milletvekili ile ilgili, milletin verdiği karara uymalıdır. Anayasa Mahkemesi’nin verdiği karara uymalıdır. Meclis komisyonunun verdiği karara uymalıdır. Kendi altına attığı imzanın gereğini yapmalıdır. Teşekkür ediyorum.”

MAHMUT ARIKAN: “ERKEN SEÇİM KAÇINILMAZ BİR SÜREÇ”

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan ise görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, ara seçim talebi hakkında, “Hiçbir muhalefet partisi, önünde bir seçim imkanı olması durumunda, seçimden kaçmaz. Her seçime hazırlıklı bir siyasi hareketiz. Sorunların çözümü ile alakalı palyatif çözümlerden ziyade kökten çözümlere ihtiyaç var. Erken seçim, Türkiye için kaçınılmaz bir süreç. Bütün sorunların çözümü için bütüncül yaklaşım ortaya konulmalı. Bugünkü bütüncül yaklaşımın adı erken seçim olmalı” dedi. Arıkan ayrıca şunları söyledi:

“Külliyedeki gündemle Anadolu’daki gündem arasında uzaktan yakından alaka olmadığını görmelerini tavsiye ediyorum. Eminim o gündemi görecek olsalar, insanların feryadını duyacak olsalar ne Sayın Kurtulmuş bu taleplerle ilgili kapıları kapatacaktır ne de iktidar erken seçim yapmama direncini sürdürebilecektir. 2002’deki erken seçim koşullarının fazlası bugün mevcut. O dönem MHP Lideri Bahçeli, münferit kararıyla erken seçimi ilan etmiş, sonra diğer koalisyon ortakları devam etmiştir, bugün de Bahçeli’nin böyle bir sorumluluğu var.”


CHP GENEL BAŞKANI ÖZGÜR ÖZEL, SP GENEL BAŞKANI MAHMUT ARIKAN’I ZİYARET ETTİ