Gül Çiftci: “Siyasal Alanı Daraltmaya Yönelik Bütünlüklü Bir Müdahale ile Karşı Karşıyayız”

27.02.2026

Gül Çiftci,CHP Genel Başkan Yardımcısı,CHP yargı kuşatması,İstanbul İl Kongresi davası,Aziz İhsan Aktaş davası,uzun tutukluluk halleri,seçilmişlerin iradesi,CHP hukuksuz kararlar tepki,CHP İstanbul İl Kongresi iptal davası son durum 2026,Aziz İhsan Aktaş davası belediye başkanları tutukluluk kararı,Yargı eliyle siyasal alanı daraltma iddiaları,CHP masumiyet karinesi ve peşin ceza açıklaması,İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi CHP kararı

CHP Seçim ve Parti Hukuk İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftci; bugün açıklanan iki ayrı yargı kararına ilişkin bir açıklama yayımlayarak; İstanbul İl Kongresi ve Aziz İhsan Aktaş davası üzerinden yürütülen süreçlerin, partinin siyasal varlığını ve halkın iradesini hedef alan bütünlüklü bir kuşatmanın parçası olduğunu vurguladı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftci, X hesabından yayımladığı açıklamada; yargı eliyle siyasal alanın daraltılmak istendiği belirtilerek şu ifadelere yer verdi:

"İstanbul İl Kongresi Kararına Tepki: “Örgüt İrademiz Hedef Alınıyor”

Bugün verilen iki ayrı yargı kararı, Partimize yönelik yargı kuşatmasının boyutunu bir kez daha açık biçimde ortaya koymuştur. Aynı gün içinde alınan bu kararlar siyasal alanı daraltmaya yönelik eş zamanlı ve bütünlüklü bir müdahalenin parçalarıdır.

İstanbul İl Kongremize ilişkin devam eden davada, siyasi kimliği kamuoyunca bilinen bir hakimin daha önce verdiği hukuksuz kararlarda ısrar etmesi, örgüt irademizi hedef alan sistematik bir tutumun sürdürüldüğünü göstermektedir. Delegelerin özgür iradesiyle şekillenen bir kongre sürecinin yok sayılması parti içi demokrasinin yargı eliyle baskı altına alınması anlamına gelmektedir.

Aziz İhsan Aktaş Dosyası ve Uzun Tutukluluk Halleri

Aynı gün Aziz İhsan Aktaş dosyasında verilen ara kararla belediye başkanlarımızın ve yol arkadaşlarımızın uzun tutukluluk hallerinin sürdürülmesi ise bu kuşatmanın diğer ayağını oluşturmaktadır. Tutuklama tedbiri, istisnai bir koruma aracı olmaktan çıkarılıp süreklileştirilen bir baskı mekanizmasına dönüştürülmektedir. Seçilmişlerin aylar boyunca özgürlüklerinden yoksun bırakılması, masumiyet karinesini rafa kaldıran ve yargılamayı peşin cezaya dönüştüren bir pratiğin sürdüğünü göstermektedir.

“Halkın İradesini Savunma Kararlılığımızı Sürdürüyoruz”

Biri örgüt iradesini, diğeri uzun tutukluluklar yoluyla seçilmişleri hedef alan bu iki süreç, Partimizin siyasal varlığını, örgütsel bütünlüğünü ve yurttaşla kurduğu temsil ilişkisini yargı yoluyla daraltmayı amaçlayan bütünlüklü bir kuşatmanın parçalarıdır.

Bu tablo karşısında hukuku, demokrasiyi ve halkın iradesini savunma kararlılığımızı daha güçlü biçimde sürdürüyoruz. Alınan her hukuksuz kararı bertaraf edene kadar mücadeleye devam edeceğiz.