09.10.2026
CHP Gençlik Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hasan Efe Uyar, Türk futbolunda yaşanan derin güven krizine, yönetim zafiyetlerine ve şaibe iddialarına ilişkin yazılı bir basın açıklaması yayımladı. Mevcut Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) yönetiminin vaat ettiği temiz sayfayı açamadığını ve kaosu derinleştirdiğini belirten Uyar, TFF yönetimine istifa çağrısında bulunarak futbolun liyakatli, şeffaf ve şaibeden uzak isimlerce yönetilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Türk Futbolu Güven Krizinde: “Mevcut Yönetim Meşruiyetini Yitirmiştir”
Türk futbolu; günü kurtaran kararlarla, bitmeyen tartışmalarla, adalet duygusunu zedeleyen ve her geçen gün derinleşen güven kriziyle daha fazla yol alamaz. Türk futbolunun acil ihtiyacı; sorumluluk alan, şeffaflığı merkeze koyan, kurumları kişilerin üzerinde tutan ve en önemlisi kirli ilişkilerden, şaibelerden ve kişisel ikballerden arınmış bir yönetim anlayışıdır.
Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu ve yönetimi, göreve gelirken Türk futbolunda "temiz ve yeni bir sayfa" açma iddiasındaydı. Ancak bugün gelinen noktada, futbol kamuoyunun güven beklentisi tamamen boşa çıkarılmış, vaat edilen arınma gerçekleşmediği gibi kaos derinleşmiştir. Kronik sorunlara çözümsüz kalınması, hakem yönetimi etrafındaki şüphelerin dağıtılamaması ve futbolun üzerindeki sis perdesinin kaldırılamaması, mevcut yönetimin meşruiyetini ve sorumluluğunu doğrudan gündeme getirmektedir.
Türk futbolu, daha fazla yozlaşmayı, belirsizliği ve yönetim krizini taşıyamaz. Bu nedenle Türkiye Futbol Federasyonu yönetimini; ortaya koyduğu başarısız sonuçlarla yüzleşmeye ve Türk futbolunun tepeden tırnağa kapsayıcı bir arınma sürecine girmesi adına sorumluluk üstlenmeye çağırıyoruz. Beklentimiz nettir: Bu yozlaşmış yönetim anlayışı son bulmalı, TFF yönetimi istifa ederek Türk futbolunun temiz bir geleceğe adım atmasının önünü açmalıdır.
Futbolu, Futbolun İçinden Gelen ve Şaibeden Uzak İsimler Yönetmeli
Futbol yalnızca idari bir makamdan veya dar bir bürokratik kadrodan ibaret değildir. Sahası, tribünü, hakemi, kulübü, altyapısı ve milli takımıyla büyük bir organizasyondur. Bu organizasyonu sevk ve idare etmek; futbolun kültürünü içeriden bilmeyi, saha tecrübesini ve temiz bir geçmişle gelen kurumsal liyakati gerektirir.
TFF yönetiminde; şüphelerden arınmış, futbolun içinden gelen, saha birikimine sahip ve hesap verebilirliği bir ilke olarak benimseyen isimler yer almalıdır. Eski futbolcuların, teknik direktörlerin, hakemlik deneyimi bulunan bağımsız uzmanların ve spor yöneticilerinin birikimi, liyakat temelinde karar süreçlerine yansıtılmalıdır. Bizim talebimiz, belirli çıkar gruplarının değil; dürüstlüğün, liyakatin ve futbolun ortak aklının yönetimde söz sahibi olmasıdır.
Milli Takım Tartışmalardan Uzak Tutulmalı
A Milli Futbol Takımı, milyonlarca insanın ortak heyecanı ve gururudur. Milli takımın yönetiminde istikrar, şeffaflık, doğru planlama ve liyakat esas alınmalıdır. Teknik yapılanmadan oyuncu havuzuna, altyapı organizasyonundan uzun vadeli hedeflere kadar her alanda sürdürülebilir ve güven veren bir sistem kurulmalıdır.
Milli takımın geleceği ve başarısı; kişisel açıklamalara, dönemsel çıkışlara veya çıkar odaklı tartışmalara kurban edilemez. Federasyonun asli görevi, milli takımı her türlü yıpratıcı tartışmadan uzak tutmak, ona ihtiyaç duyduğu kurumsal desteği sağlamak ve temiz bir çalışma ortamı sunmaktır.
MHK ve Hakemlik Müessesesinde Gerçek Adalet Sağlanmalı
Merkez Hakem Kurulu, Türk futbolunda güvenin tamamen kaybolduğu ve en acil arınmanın yaşanması gereken kurumların başında gelmektedir. Hakem kararları üzerinden büyüyen şaibelerin ve tartışmaların sona ermesi için yüzeysel açıklamalar yetersizdir. Hakemlik müessesesi; geçmişin bagajlarından, yapılaşmalardan ve şüphelerden tamamen temizlenmelidir.
Hakem atamalarında objektif ve denetlenebilir kriterler uygulanmalıdır.
Performans değerlendirmeleri şeffaf standartlara bağlanmalıdır.
Hatalar ve çifte standart algısı karşısında ilkeler herkes için eşit işletilmelidir.
Futbolda adalet, yalnızca sahada doğru karar vermek değil; kararların arkasındaki iradenin temiz ve tarafsız olduğuna kamuoyunu ikna edebilmektir.
Türk Futbolunda Arınma Kaçınılmazdır
Türk futbolunun temel sorunu tek bir kişinin performansı değil; kurumsal güvenin, liyakatin, şeffaflığın yok edilmesidir. İhtiyacımız olan şey geçici pansumanlar değil, sistemin tamamını kapsayan bir arıza tespiti ve arınma hamlesidir.
İbrahim Hacıosmanoğlu başkanlığındaki TFF yönetimi, vaat ettiği temiz sayfayı açamamış, aksine güvensizliği derinleştirmiştir. Mevcut yönetim, bu tablonun hesabını kamuoyuna vermeli ve gereğini yapmalıdır. Türk futbolu kişisel iradelerle veya kapalı kapılar ardındaki dengelerle değil; açık kurallarla, adaletle ve ortak akılla yönetilmelidir.
Bizim çağrımız nettir: TFF yönetimi derhal istifa etmeli; futbolun içinden gelen, dürüstlüğü ve liyakati esas alan, temiz ve kamuoyuna hesap veren yeni bir yönetim anlayışının önü açılmalıdır. Türk futbolunda tam bir arınmanın sağlandığı, Milli Takım’ın doğru yönetildiği, MHK’nin güven verdiği, hakem kararlarının şaibelerden arındığı ve tüm kulüplerin adil bir yarışa inandığı bir düzen mümkündür. Türk futbolu bu arınmayı ve temiz geleceği hak etmektedir. Çünkü futbol, ikbal peşindeki yöneticilerin değil, milyonların ortak değeridir.
09.10.2026
09.10.2026
09.10.2026
09.10.2026
09.10.2026
09.10.2026
09.10.2026