Ulaş Karasu: "Anayasa'ya Göre Çocuk İşçiliği ile Mücadele Etmesi Gereken İktidar, Kılını Kıpırdatmadı"

08.04.2026

Sosyal Demokrasi Derneği'nin (SDD) düzenlediği “Dokuz Umde’den Sosyal Demokrat Programa” etkinliğinde konuşan CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, "Son 2 yılda çalışırken 55 yaş üzeri bin 242 insanımız iş cinayetinde hayatını kaybetti. Son üç yılda tam 6 bin 215 işçi iş cinayetinde öldü. Yetmedi 94 çocuğumuzu MESEM adı verdikleri ucube sistemde kaybettik. Anayasa'ya göre çocuk işçiliği ile mücadele etmesi gereken bu iktidar, bırakın mücadele etmeyi, bu mücadele için kılını kıpırdatmadı" dedi.

Sosyal Demokrasi Derneği (SDD), bugün, Ankara Kocatepe Kültür Merkezi’nde "Dokuz Umde’den Sosyal Demokrat Programa… Cumhuriyet’in Köklerinden Halkın Yarınına: Parti Programından Hükümet Programına" başlıklı etkinlik düzenledi.

8 Nisan 1923’te yayımlanan Dokuz Umde’nin yıl 103’üncü dönümünde, CHP’nin 5 Genel Başkan Yardımcısı ve 9 Politika Kurulu Başkanı'nın kendi alanlarında partilerinin hükümet programını anlatacakları etkinlikte "Demokrasi, Yönetim ve Adalet" başlıklı oturum gerçekleştirildi.

Ekin Sarı Akalın'ın moderatörlüğünde gerçekleşen oturumda CHP Memur Sendikaları ve Emek Bürolarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu ve CAO Çalışma ve Sosyal Güvenlik Politikaları Kurulu Başkanı Gamze Taşcıer konuştu.

Ulaş Karasu, konuşmasında şunları söyledi:

"Bugün, ülkemizde toplam 16 milyon 619 bin işçi var. Ve bunlardan 8 milyon 326 bini, 30 ve altı çalışanın bulunduğu iş yerinde çalışıyor. Yani, ülkemizdeki her iki emekçiden biri, iş güvencesinden yoksun olarak çalışıyor. Aynı zamanda mevcut İş Kanunu da çalışanlara tam anlamıyla güvence sağlamıyor. Keza, örgütlenme ve toplu pazarlık hakkı fiilen ortadan kaldırılmış durumda. Çalışma Bakanlığı’nın son verilerine göre ülkemizde sendikalı işçi sayısı sadece 2 milyon 413 bin 790 kişi. Bu durum, işçilerin sadece yüzde 14’ünün sendikalı olduğu anlamına geliyor. Bir başka ifadeyle; ülkemizdeki her 100 işçiden 86’sı, anayasal bir hak olan sendika hakkından yararlanamıyor. Kamuda ise yaklaşık 3 milyon kamu çalışanımızın 2 milyon 320 bini sendikalı. Yani her dört kamu görevlisinden üçü sendikalı. Günümüzde bu sendikalara üye olmak, iktidarın zorunlu parti üyeliği gibi bir hal almıştır. Çünkü; muhalif konfederasyonlara üye olan bir kamu emekçisi iseniz, doğrudan fişlenirsiniz! Özel sektörde ise sendikalaşma oranı vahimdir. Özel sektör işçilerinin yüzde 5,9’u sendika üyesi iken toplu sözleşme kapsamında olan özel sektör işçilerin oranı ise sadece yüzde 4,3 civarındadır. Sendikal örgütlenmenin ve toplu sözleşme hakkının önünde yer alan yüzde 1’lik örgütlenme şartı, sendikal örgütlenme özgürlüğünün en önemli engellerden biridir. Örgütlenme baraj şartı, 1980 darbesinin bir ürünüdür. 24 yıldır tek başına iktidar olan AKP, bu darbeci anlayışı sürdürmektedir.

Karasu: "Bugün ülkemizde 5 emekli aylığı, 1 yoksulluk sınırı etmemektedir"

Ülkemizin yaşadığı çoklu ekonomik kriz, her geçen gün derinleşmektedir. Bu krizden en çok etkilenen kesimlerin başında ise emekliler gelmektedir. Bugün ülkemizde açlık sınırı 32 bin 793 lira, yoksulluk sınırı ise 106 bin bin 817 liradır. Emekliler bu ortamda açlık, yoksulluk ve sefalet koşullarında yaşam mücadelesi vermektedir. Bugün ülkemizde 5 emekli aylığı, bir yoksulluk sınırı etmemektedir. En düşük emekli aylığı 20 bin TL. Ortalama emekli aylığı ise açlık sınırının da çok altında kalmıştır. Bu tablonun sorumlusu olan AKP iktidarı, Sosyal Güvenlik Kurumu’nu adeta bir ticari işletme gibi yönetmektedir. Son 2 yılda çalışırken 55 yaş üzeri 1242 insanımız iş cinayetinde hayatını kaybetti. Son üç yılda tam 6 bin 215 işçi iş cinayetinde öldü. Yetmedi 94 çocuğumuzu MESEM adı verdikleri ucube sistemde kaybettik. Anayasaya göre çocuk işçiliği ile mücadele etmesi gereken bu iktidar, Bırakın mücadele etmeyi, bu mücadele için kılını kıpırdatmadı. Yani yoksulluk, denetimsizlik, cezasızlık ve bitmeyen bir adalet arayışı sürüp gidiyor!

Çalışma hayatının en yoğun ve dikkat çekici sömürü alanlarından biri de kadınlar ve çocuklardır. Sizlere Erdoğan’ın yalan makinesi TÜİK verileri üzerinden değerlendirme yapıyorum. Bugün ülkemizde; 15-24 yaş aralığındaki 11 milyon 400 bin gençten, 4 milyon 300 bini istihdam ediliyor. İş gücüne dahil olamayan genç sayısı ise 6 milyon 332 bin. Yine TÜİK’in son çeyreklik iş gücü verilerine göre; 2 milyon 567 bin gencimiz ne eğitimde ne de istihdamda yer alıyor. Bu durum da borç, yalnızlık ve psikolojik yıpranmayı beraberinde getirdiği gibi, gençlerimizi de geleceksizliğe itiyor. Yine, bu iktidarın kara düzeninden kadınlar da nasibini alıyor. Ülkemizdeki toplam istihdam edilen kişi sayısı 32 milyon 158 bin. Bu istihdamın sadece 10 milyon 500 bini kadın! Yine TÜİK verilerine göre; 31 milyonun üzerindeki istihdama erişemeyen dar tanımlı insan içerisinde 22 milyonu kadın. İşte size Türkiye'de kadın erkek fırsat eşitsizliğinin en net fotoğrafı."